İşsizlik sorunu tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’ de de en önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İşsizlik toplumsal ve ekonomik bir sorun olmasının yanı sıra, kişiler açısından da belli başlı problemlere, sonuçlara sebebiyet veren bir konumdadır. Bu problemlerin başında psikolojik problemler gelmektedir. Hem kişilerin hem de kişilerin ailelerinin yaşamlarına etkisi yadsınamaz boyuttadır. 

    Günümüz toplumlarında “çalışma” insanlar için yaşamın tek merkezi konumundadır. İnsanların çalışma hayatı içeresinde yer almalarının öncelikli nedeni, yaşamlarını idame ettirecekleri bir gelire sahip olmaktır. Diğer taraftan, çalışma veya bir işe sahip olma, bir gelir getirmesinin (ekonomik boyut) yanında, psikolojik ve sosyal boyutu olan bir kavramdır (Dursun, 2012).  Bir işte çalışıyor olmanın kişiye kazandıracağı psikolojik ve sosyal kazanımlara da değinecek olursak; işyeri yeni arkadaşlıkların kazanıldığı, sosyalliğin arttığı bir mekândır ve bu özelliğiyle, işbirliği kurma, dayanışma ve paylaşma gibi sosyal yeteneklerin gelişmesine de imkân sağlamaktadır. Kişiye ve ailesine sosyal statü kazandırmakla beraber kişinin özsaygısının gelişmesine, toplum için faydalı olabilme düşüncesine sahip olmasına katkı sağlar. Aynı zamanda kişinin aidiyet kazanmasına, bir sosyal kimlik oluşturmasında oldukça etkili olabilmektedir. Kişinin yaşamını idam ettirebilmesi için gerekli maddiyatı sağlar ve boş zamanı şekillendirme becerisi kazanmasına katkı sağlar. Bunlara ek olarak çalışıyor olmak kişiye haz verir ve iş artık kişi için haz kaynağıdır; başarı elde ediyor oluşu özgüven kazanımına yardımcı olabilmektedir.

     İşsizlik konusunda popüler araştırma konularından biri de, işsizliğin bireyin psikolojik ve fiziksel sağlığı üzerine olan etkilerinin incelenmesidir. Bu konuda ilk olarak 1930’larda Büyük Bunalım sırasında başlayan ve günümüze değin devam eden birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalarda işsizliğin birey üzerindeki etkisi farklı araştırma yöntemleri kullanılarak test edilmeye çalışılmıştır. Bunların başında ise vaka çalışmaları, işsiz bireylerle çalışan bireyleri karşılaştıran kesitsel araştırmalar, bireyleri çalıştıkları dönem ile işsiz kaldıkları dönem veya işsiz oldukları dönem ile çalışmaya başladıkları dönem arasında izleyen boylamsal araştırmalar ve ulusal veya bölgesel işsizlik oranlarını akıl hastanesi başvuruları ve intihar oranları endeksleri ile karşılaştırma gelmektedir. Bu çalışmalardan elde edilen bulguların ortak özelliği ise işsizliğin birey üzerinde psikolojik (stres, depresyon, kaygı, öz güven kaybı vb.) ve fiziksel sağlığı (uykusuzluk, baş ve mide ağrıları, vücut direncinin düşmesi, vb. gibi çeşitli somatik rahatsızlıklar) ilişkili olduğudur (Dursun, 2012). Bireyin çalışıyor haldeyken işsiz kalması ya da yeni mezun bir kişinin istihdamının sağlanamamış olması birey üzerinde derin izler bırakabilmektedir. Bu derin izler beraberinde kişide bir yoksunluk durumuna sebebiyet vermektedir. Bu yoksunluk durumu da beraberinde birtakım sonuçlar doğurmaktadır. Bu sonuçlar; hayatı idame ettirebilmek için gerekli gelirin kaybı, ‘ailenin geçimine destek olan, geçimini sağlayan kişi’ rolünün sona ermesi, zaman kavramını yitirme ve beraberinde düzenin- programının da bozulması, sosyal açıdan dışlanmayla karşılaşılması beraberinde de sosyal ilişkilerden mahrum bırakılma,  işe yarama; topluma fayda sağlıyor olma duygusunun yitirilmesi olarak sıralanabilmektedir. 

     Diğer taraftan da işsizlik probleminin kişilere, toplumlara olan etkisi değişebilmektedir. Başka bir ifadeyle işsizliğin olumsuz sonuçların toplumlar aynı şekilde etkilenmemektedir. Örnek verecek olursak, işsizlik sigortasının işlev kazandığı toplumlarda bireyler işsizliğin sosyo-psikolojik etkilerinden diğer toplumlara oranla nispeten daha az etkilenmektedirler. Bir başka etken ise bireyin ailesinin ve çevresinin desteğidir. İşsiz kalındığında veya iş istihdamının sağlanamadığı durumlarda bireyin çevresinden görmüş olduğu anlayış ve destekle bu ‘zorlu süreci’ daha başarılı bir şekilde geçirebilmektedir. 

 

İşsizliğin neden olduğu psiko-sosyal sorunları şu başlıklar altında incelememiz mümkündür; 

1-Stres, Depresyon ve Kaygı Düzeylerindeki Artış: İşsizliğin psikolojik boyutunu ele alan birçok çalışmada, işsiz kalmanın çalışanların stres, depresyon ve kaygı düzeylerinin artması gibi mental sağlıkları üzerinde olumsuz etkilerde bulunduğunu ortaya koymaktadır (Dursun, 2012). Bu tür psikolojik rahatsızlıklar, elbette çalışan bireylerde görülmekle beraber, işsiz veya işini kaybetmiş bireylerde etkisi hem daha uzun olmakta hem de daha ciddi sonuçlara sebebiyet vermektedir.  

2- Öz Saygının ve Kendine Güven Duygusunun Zedelenmesi: İşsiz kalan insan, kendi kimliği ve sosyal statüsünün belirlenmesinde önemli bir rol oynayan bir faktörden yoksun kalmanın boşluğunu yaşayarak kendine olan saygısını yitirebilir. Diğer taraftan, bu güven kaybı ve öz saygıda azalma, işini kaybeden bireyin tekrar iş arama girişimlerinin de azalmasına neden olabilmektedir. Ayrıca, işsizlik süresi uzadıkça kişinin kendine olan güveni ve saygısı da gittikçe azalmaktadır (Dursun, 2012).

3-Topluma ve Aileye Karşı Roldeki Çatışmalar: İşini kaybeden insan en önemli toplumsal bağlarından birini de kaybetmiş olmaktadır. İş ortamından ve sosyal ilişkilerinden yoksun kalan birey, kendini önemli bir boşluk içinde hissetmeye başlayacaktır. Özellikle kişi, tekrar iş bulma konusunda sürekli hayal kırıklığı yaşıyorsa, toplumdan kopmaya ve izole olmaya, sosyal ilişkilerden kaçmaya, hatta eski iş arkadaşlarıyla bile görüşmemeye başlamaktadır. Diğer taraftan, bu duruma, ailedeki dengelerin değişimi sonucu, aileye karşı rolünü ve otoritesini kaybetmesi eşlik etmeye başlayacaktır (Dursun, 2012).

 4-İşsizliğin Getirdiği Psiko-Somatik Sorunlar: İşsizlik sonucu yaşanan psikolojik baskı, somatik rahatsızlıkları da beraberinde getirmektedir. Bu alanda yapılan çalışmalardan elde edilen bulgulara göre, işsiz kalma şu somatik rahatsızlıkları da beraberinde getirmektedir: beslenme bozuklukları, kas yapısının zayıflaması, vücut direncinin zayıflaması, bulaşıcı hastalıkların artışı, salgın hastalık riskinin artması, mide-bağırsak rahatsızlıkları, kalp ve dolaşım hastalıkları gibi psiko-somatik şikâyetlerde artış, tansiyon, kolesterol vb. sağlık göstergelerindeki değişmeler, raşitizm hastalığında artış, direncin azalması ve kötü bakım nedeniyle deri hastalıklarında artış, bebek ve çocuk ölümlerinde artış, iş yapma gücünün azalması (Dursun, 2012). 

 5- İşsizliğin Sosyal Maliyeti: İşsizliğin etkileri yalnızca işsiz kalan bireyle sınırlı kalmamakta, aile ve toplum açısından da önemli maliyetlere sebebiyet vermektedir. İşsizlik toplumda aile kurumunun zedelenmesine ve boşanma oranlarında artışa neden olabilmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yapmış olduğu bir çalışmada, eş ile yaşanan sorunlar sıralamasında “ev ve çocuklar ile ilgili sorumluluklar” % 34,6 ile birinci sırada yer alırken, “aile gelirinin yetersizliği” % 31,6 ile ikinci sırada gelmektedir. Buna göre, iş kaybı nedeniyle yaşanan gelir kaybının aile içi geçimsizlik ve boşanma ile sonuçlanabilecek bir sürece neden olacağı söylenebilir (Dursun, 2012).

     İşsizliğin neden olduğu diğer bir toplumsal maliyet ise, suç oranlarındaki artıştır. Suç oranları birçok faktörden etkilenmekle beraber, işsizlik, özellikle mala karşı işlenen suçlarda artışa neden olabilecek sosyal bir faktör olarak kabul edilmektedir. İşsizliğin sosyal maliyetleri boşanma ve suç oranlarındaki artışla sınırlı olmayıp, intihar oranlarının artışı, toplumsal çatışmaların artması ve toplumsal huzurun bozulması, toplumda ahlaki çözülmeler gibi birçok alanda da önemli sorunlara neden olabilmektedir (Dursun, 2012).

     Feather ve Bond (1983) işi olan ve işsiz mezunların zaman kullanımını incelemek üzere düzenledikleri çalışmada, işsiz mezunların daha amaçsız ve örgütsüz olduklarını; zamanı kullanım biçimlerinin işi olanlara göre daha kötü olduğunu bulmuştur. İşsiz grubun depresyon puanları işi olanlara göre daha yüksek olarak tespit edilmiştir. Tiggemann ve Winefield (1984) mezun gençler üzerinde işsizliğin psikolojik etkilerini belirlemeye yönelik boylamsal bir çalışma yapmıştır. Araştırmanın sonucunda işsizliğin gençler üzerinde belirgin psikolojik etkileri olduğu belirlenmiştir. İşsiz gençler uyum sağlamakta güçlük çekmekte, sıkıntı, mutsuzluk, çaresizlik gibi daha olumsuz duygu durum göstermektedir. İşsiz gençler işi olanlara göre daha fazla depresif duygu durum sergilemektedir (Kıcır, 2017).

     İşsizliğin yukarıda bahsetmiş olduğum tüm potansiyel fiziksel ve ruhsal olmak üzere olumsuz etkilerini engelleyebilmek amacıyla önlemler 4 seviyede belirtilmektedir.

  1. Ekonomik gerilemenin engellenerek ekonominin yoluna konulması.
  2. Ekonominin, insanların durgunluk zamanlarında dahi tatmin edici gelirler elde edebileceği ve anlamlı hayat rolleri üstlenebileceği şekilde yapılandırılması. Bu, iş paylaşım ve meslek yaratma projeleriyle yapılabilir. Toplum, kendisine yarar sağlayabileceklerin ve buna istekli olanların engellenmesinden yarar sağlamaz. 
  3. İşsizleri desteklemek. 
  4. Sağlık zararlarını telafi etmek için yüksek düzeyde sağlık hizmetleri sağlamak (Kurt, 2010).

 

     İşsizlik salt sosyal bir problem değil, ailenin çözülmesi, yoksulluk, suç, intihar gibi diğer sosyal problemlerin de kaynağı olabilecek bir problemdir. Küresel krizin tüm etkilerinin hissedildiği dünyamızda iş ve sosyal hayatın önemli bir problemi olan işsizliğin neden ve sonuçlarıyla sadece ekonomik bir olgu olarak değil, sosyal-psikolojik bir problem olarak ele alınması oldukça önemlidir. İşsizliğin sosyal ve psikolojik sonuçlarının dikkate alınmaması yoksulluk, suç, intihar gibi pek çok problemin derinleşmesine neden olmaktadır. İşsizlik gibi bir durumun yaratabileceği sosyal çözülme ve bozulmanın öneminin kavranması ve işsizlerin yaşadığı problemlerin daha fazla kronik hale gelmeden çözüm yollarının bulunması gerekmektedir (Adak, 2010).

 

Referanslar:

Adak, N. (2010). Sosyal Bir Problem Olarak İşsizlik ve Sonuçları. Toplum ve Sosyal Hizmet, 105-116.

Dursun, S. (2012). İşsizliğin Sosyo-Psikolojik Yönü:İşsizlik Psikolojisi. Türk Metal, 50-54.

Kıcır, B. (2017). Eğitimli Genç İşsizliği Üzerinden İşsizlik Kaygısına Bir Bakış. Çalışma ve Toplum, 1369-1396.

Kurt, Ş. (2010). İŞSİZLİĞİN PSİKO-SOSYAL SONUÇLARI VE TÜRKİYE ÜZERİNE MUHTEMEL ETKİLERİ. Journal of Social Policy Conferences, 357-379.