Zaman zaman etkisinde kaldığım bir duygu var: Korku değil, hırs değil, göğsümü parçalayacakmış gibi gırtlağımı sıkan, içimden gelen bilmediğim bir fırtına!

Genç Werther' in Acıları, Goethe

  

     Mevsim geçişleri de insanın duyguları gibidir; giden düz bir çizginin aksine sabit değil, engebelidir. Bu engebeli çizgilerin zaman zaman ve bazen de içsel faktörler (bunlardan biri ve dikkat ile üzerinde durulan psikolojik rahatsızlıklar) sebebi ile çizginin dışına çıktığı ve pik yaptığı durumlar gelişmektedir. Bu da, kimi insanı hayatından vazgeçme noktasına getirebilecek seviyede olabilmektedir. Fakat özellikle üzerinde durulması gereken bir grup vardır ki, o da ergenlerdir. Ergenlik sürecinin, bir kesim tarafından dışarıya karşı geliştirilen/gösterilen öfke, karşıt gelme davranışlarını ortaya çıkardığı şeklinde düşünülüyor olsa da salt dışarıya karşı geliştirilen yıkıcı ifadenin dışında, aslında kendine dönük yıkıcı davranış da sıklıkla görülmektedir. İşte özkıyım diğer adı ile intihar davranışının sıklıkla gerçekleştiği hassas gruplar statüsünde olan ergenlerin biyolojik, psikolojik ve sosyal risk etmenlerinin bir araya geldiği özkıyım girişimlerinde ayrıntı gibi görülebilecek mevsimsel geçişlerin davranış üzerindeki etkisi/etkinliği nedir? Bu geçişler aslında tetiklenmenin habercisi olarak bir önleyici rol görevi üstlenebilir mi?

 

Psikolojik Risk Faktörleri ile Özkıyım Davranışı

     Özkıyım davranışı, kişinin kendi değer yargılarına göre zor ve içinden çıkılamaz sorunlar karşısında çözümü kendi yaşamına son vermekte gören ve kişilik özellikleri, sosyokültürel ve ekonomik faktörler, genetik özellikler, ailevi faktörler, psikiyatrik bozukluklar ve biyolojik faktörler gibi etkenleri içinde barındıran multifaktöriyel bir eylemdir (Gökhan, 2008: 1). Özkıyım (intihar) davranışının gerçekleştirilmesinde, duygu ve düşünceleri etkileyen faktörler açısından bu davranışı inceleyen sosyal bilimler mevcuttur. Bunlardan biri psikoloji alanından, Freud bakış açısının hakim olduğu, psikodinamik kuramdır.

      '' (Üstbenlik) acımasız bir şiddetle benliği kasıp kavurur; sanki bireyde mevcut bulunan tüm sadizmi ele geçirmiştir. (...) Şimdi benlikte hüküm süren şey, deyim yerindeyse, saf bir ölüm dürtüsü kültürüdür ve eğer benlik onun zorbalığına karşı kendini zamanında savunmaz ve maniye kaymazsa, gerçekte benliği ölüme götürmeyi oldukça sık başarır (Freud, 1923 Aktaran Quinodoz, 2016: 167). Sigmund Freud özkıyım davranışının gelişimini süperego tarafından yoğun bir baskıya maruz kalan ego' nun yenik düşüşü şekilde yorumlanmasını mümkün kılmıştır. Özkıyım olgusu özelinde süperego, emir vermek ve yasakları belirlemek ile yükümlü bir gardiyan konumunu aldığı durumda, aracılık ve balanstan sorumlu ego ise aldığı baskı ile güç duruma düşmektedir. Dolayısıyla yetişkin bir insan profilinden bakıldığında, ego gelişiminde ve dengesinin korunmasında ve aynı zamanda belli yaşam olaylarının egoyu zayıflatıcı etmenleri ile zorladığı durumda baş etmesi zor bir hal alırken; bir tarafta hormonları gibi iniş çıkışların, kimlik karmaşasının yaşandığı kompleks bir evrede yani ergenlik döneminde ego gelişiminin baskılandığı risk faktörleri mevcuttur. Bunlardan biri de psikiyatrik bozukluklardır.

 

Ergenlerde Özkıyım Davranışı -  Mevsimsel Etki Üzerinden Bir Bakış

    Çalışmalar intihar girişiminde bulunan ergenlerin %80-90' nında psikiyatrik bir bozukluğun mevcut olduğunu bildirmektedir (Levinson, Mowry, Sharpe ve ark. 1996; Shaffer, Gould, Fisher ve ark. 1996 akt. Atay ve Kerimoğlu, 2003: 131). Türkiye Psikiyatri Derneği (t.y.)' e göre ise hastalığın seyri açısından taşkınlık ve durgunluk duygudurumlarına geçişi ile kendini gösteren manik depresif, diğer adı ile bipolar bozukluk mevsimsellik gösteren bir psikiyatrik bozukluktur. Kötüleşme tablosuna girilen bu dönemlerde intihar davranışının gerçekleşmesi de risk yönünden önem taşımaktadır. 

     Biyo-psiko-sosyal bir canlı olarak insan, gerçekleştirdiği eylemleri bakımından, bu eylemleri etkileyen pek çok faktörü kendisinde barındırmaktadır. Psikolojik açıdan ele alınmasına ek olarak biyolojik yapı da burada etkin roldedir. Bunlardan biri vücut kimyasallarıdır. Bireylerin tamamlanmış intihar girişimlerinin bahar ve yaz aylarında yoğunluk kazandığı görülmektedir. (...) Nörokimyasal düzeylerde mevsimsel dalgalanma tamamlanmış intihar ve intihar davranışıyla ilişkilendirilmiştir. Örneğin şiddet, dürtüsellik ve saldırganlık gibi intiharla ilişkili davranışlara bağlanan serum kolesterol düzeyleri, intihar oranlarında yıllık döngüsel değişikliklere benzer mevsimsel değişiklik göstermektedir (Harmancı, 2015: 7).

    İnsanın çok yapılı bir sistem gibi çalıştığı düşüncesi ile, psikolojik faktörlerin yanı sıra biyolojik bütünlüğü ile de mevsim geçişlerinin kimyasal etkilerini deneyimlemektedir. Bu sebeple özkıyım davranışında bir nevi ''gözlemlenebilen'' risk faktörlerinin dışında ikincil risk faktörü olarak da tanımlanması mümkün olan mevsim faktörü göz ardı edilmemesi gereken, sistemde uyarı vermek için yanıp sönen bir sinyal niteliğinde olabilir.

 

Kaynak:

Atay, İ. M. ve Kerimoğlu, E. (2003). Ergenlerde intihar davranışı. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı  Dergisi, 10 (3), 128-136.

https://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_30415/cogepderg-10-128.pdf

Gökhan, Ş. (2008). Özkıyım Nedeni İle Acil Servise Başvuran Olguların Demografik Verilerinin  

Özkıyım Yöntemlerine Göre Değerlendirilmesi. Uzmanlık tezi, Dicle Üniversitesi, Diyarbakır.

http://acikerisim.dicle.edu.tr/xmlui/handle/11468/2927

Harmancı, P. (2015). Dünya'daki ve türkiye'deki intihar vakalarının sosyodemografik özellikler açısından incelenmesi. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 1. Ulusal Sağlık Bilimleri Kongre Kitabı.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/88833

Quinodoz, J. M. (2016). Freud' u okumak. (B. Kolbay ve Ö. Sosyal, Çev.). İstanbul: Bağlam Yayıncılık.

Türkiye Psikiyatri Derneği (t.y.). Bipolar Bozukluk (İkiuçlu bozukluk, Manik Depresif Hastalık).

https://tinyurl.com/2p965zxy