Gün içinde aniden göğsünüzde bir sıkışma hissettiniz, kalbiniz sanki yerinden çıkacakmış gibi çarpmaya başladı ve birden "Bana bir şey oluyor, ölüyorum galiba" düşüncesi zihninizi kapladı mı? Eğer bu durumu daha önce yaşadıysanız ya da şu an anlamlandırmaya çalışıyorsanız, yalnız değilsiniz.
Toplumda son derece yaygın görülen panik atak, doğru tanınmadığında kişide büyük bir korku ve çaresizlik hissi yaratabilir. Peki, gerçekten panik atak mı geçiriyorsunuz? Belirtileri nelerdir ve bu anlarda ne yapmalısınız?
Panik Atak Nedir?
Panik atak; ortada belirgin, gerçek bir tehlike veya sebep yokken aniden ortaya çıkan, kişiye şiddetli korku, dehşet ve yoğun kaygı hissettiren bir korku nöbetidir.
Vücudumuz, gerçek bir tehlike anında bizi korumak için "savaş ya da kaç" mekanizmasını devreye sokar. Panik atak anında ise beyin, herhangi bir tehlike yokken yanlış bir alarm verir. Sistem durduk yere çalışır ve beden sanki büyük bir tehdit altındaymış gibi tepki vermeye başlar.
Panik Atak Geçirdiğimi Nasıl Anlarım?
Amerikan Psikiyatri Birliği’nin (APA) tanı ölçütlerine göre panik atak genellikle aniden başlar, 10 dakika içinde en yüksek seviyesine ulaşır ve çoğu zaman 20-30 dakika içinde kendiliğinden yatışır.
Atak sırasında aşağıdaki fiziksel ve zihinsel belirtilerin en az birkaç tanesi aynı anda yaşanabilir:
1. Fiziksel Belirtiler
-
Kalp çarpıntısı: Kalbin çok hızlı, güçlü veya düzensiz atması (palpitasyon).
-
Nefes darlığı: Göğüste sıkışma, "yeterince hava alamıyorum" hissi veya boğuluyormuş gibi olmak.
-
Göğüs ağrısı ya da baskı hissi: Göğüs bölgesinde keskin veya künt bir ağrı.
-
Terleme ve titreme: Soğuk soğuk terleme, el ve ayaklarda belirgin titreme.
-
Baş dönmesi ve sersemlik: Mide bulantısı, bayılacakmış gibi hissetme, dengesizlik.
-
Uyuşma ve karıncalanma: Özellikle ellerde, ayaklarda veya yüz çevresinde hissizlik.
-
Üşüme veya ateş basması: Ani sıcaklık değişimleri.
2. Zihinsel ve Ruhsal Belirtiler
-
Kontrolü kaybetme veya çıldırma korkusu.
-
Ölüm korkusu.
-
Gerçek dışılık (Derealizasyon): Çevrenin veya yaşanan anın sanki bir rüyadaymış gibi yabancı ve gerçek dışı gelmesi.
-
Kendine yabancılaşma (Depersonalizasyon): Kendi bedeninden kopmuş veya kendini dışarıdan izliyormuş gibi hissetme.
Çok Önemli Uyarı: Kalp Krizi mi, Panik Atak mı?
Panik atağın en belirgin fiziksel semptomlarından biri göğüs ağrısı ve kalp çarpıntısıdır. Bu durum, panik atağın kalp krizi ile neredeyse birebir karıştırılmasına neden olur.
Özellikle ilk kez böyle bir tablo yaşıyorsanız, bu durumun zihinsel mi yoksa fizyolojik mi olduğunu kendi kendinize teşhis etmeniz mümkün değildir ve güvenli değildir.
LÜTFEN UNUTMAYIN: Göğsünüzde baskı, ağrı, nefes darlığı ve sol kola yayılan bir uyuşma hissettiğinizde - bu daha önce tanı konmuş bir panik atak bile olsa - vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurmalı veya 112 Acil Çağrı Merkezini aramalısınız. Kalp krizi gibi hayati tabloların ekarte edilmesi (ekokardiyografi, EKG ve kan testleri ile doğrulanması) tıp protokolleri gereği şarttır. Fiziksel bir sorun olmadığı kesinleştikten sonra psikolojik destek süreçlerine odaklanılmalıdır.
Panik Atak Neden Olur?
Panik atağın tek bir nedeni yoktur; genellikle biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir birleşimi sonucu ortaya çıkar:
-
Genetik Faktörler: Ailesinde kaygı bozukluğu veya panik atak öyküsü olan kişilerde görülme olasılığı daha yüksektir.
-
Beyin Kimyası: Beyindeki nörotransmitter adı verilen kimyasal ileticilerin (özellikle serotonin ve noradrenalin) dengesizlikleri.
-
Aşırı Stres ve Travmalar: Kayıp, boşanma, iş değişikliği gibi büyük yaşam olayları veya geçmiş dönem travmaları.
-
Mizaç: Strese ve olumsuz duygulara karşı daha hassas yapıda olmak.
-
Tıbbi Etkenler ve Madde Kullanımı: Aşırı kafein tüketimi, sigara/alkol kullanımı veya tiroit bezi bozuklukları (hipertiroidi) gibi fizyolojik durumlar atağı tetikleyebilir.
O An Ne Yapabilirsiniz?
Eğer doktorunuz gerekli fizyolojik kontrolleri yaptıysa ve yaşadığınız durumun bir panik atak olduğu kesinleştiyse, atak anında şu yöntemleri deneyebilirsiniz:
-
Gözlerinizi Kapatın ve Nefesinize Odaklanın: Yavaş ve derin nefesler alın. Burnunuzdan 4 saniyede nefes alıp, 2 saniye tutun ve 6 saniyede ağzınızdan verin (4-2-6 kuralı). Bu, beyninize "tehlike geçti" sinyali gönderir.
-
Korkutucu Düşüncelere Meydan Okuyun: Kendinize şunları hatırlatın: "Bu sadece geçici bir panik atak. Ölümcül değil, çıldırmıyorum ve birazdan geçecek."
-
Beş Duyunuzu Kullanın (Topraklanma Tekniği): Dikkatizi bedeninize ve çevrenize getirin. Çevrenizde görebildiğiniz 5 şeyi, dokunabildiğiniz 4 şeyi, duyabildiğiniz 3 sesi, koklayabildiğiniz 2 şeyi ve tadabildiğiniz 1 şeyi zihninizden sayın.
-
Güvenli Bir Yerde Kalın: Mümkünse hareket etmeyi bırakın, oturun ve atağın bedeninizi terk etmesine izin verin. Kaçmaya çalışmak kaygıyı artırabilir.
Ne Zaman Bir Uzmana Başvurmalısınız?
Panik ataklar tek seferlik olabileceği gibi, zamanla Panik Bozukluk adı verilen klinik bir tabloya da dönüşebilir.
Eğer ataklar sıklaştıysa, "Yine atak geçirecek miyim?" korkusu yüzünden dışarı çıkmaktan, kalabalık yerlere girmekten veya yalnız kalmaktan kaçınmaya başladıysanız (beklenti anksiyetesi), mutlaka bir Psikiyatrist veya Klinik Psikolog ile görüşmelisiniz.